Otizm alarm veriyor! Uzmanlar uyarılarını sıraladı

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), son yıllarda dünya genelinde endişe verici bir yükseliş sergiledi.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) en güncel verilerine göre, her 44 çocuktan biri otizm tanısı alıyor. Bu oran, 2000 yılında 1/150 olan prevalanstan çarpıcı bir artış gösteriyor ve uzmanlar, bu durumun “kırmızı alarm” seviyesine ulaştığını belirtti.

Bilimsel çalışmalar ve yabancı uzmanların görüşleri, otizmin neden bu kadar yaygın hale geldiğini anlamaya çalışırken, erken teşhis ve toplumsal farkındalığın önemi bir kez daha vurgulandı.

BİLİMSEL VERİLERLE OTİZM ARTIŞI

CDC’nin Otizm ve Gelişimsel Engellilik İzleme Ağı (ADDM) tarafından 2023’te yayımlanan rapora göre, 8 yaşındaki çocuklar arasında otizm prevalansı 1/36’ya kadar yükseldi. Ancak daha geniş bir yaş grubunu kapsayan analizler, her 44 çocuktan birinin otizmle yaşadığını ortaya koydu. Bu artış, yalnızca ABD ile sınırlı değil.

İngiltere’de bulunan Cambridge Üniversitesi’nden nörolog Prof. Simon Baron-Cohen, “Otizm prevalansı son 20 yılda küresel çapta %300’den fazla arttı. Bu, hem tanı yöntemlerinin gelişmesi hem de çevresel faktörlerin etkisiyle açıklanabilir” dedi.

Autism Research dergisinde yayımlanan bir sistematik inceleme, dünya genelinde otizmin medyan prevalansının 100/10.000 (yani %1) olduğunu, ancak bazı bölgelerde bu oranın 436/10.000’e kadar çıktığını gösterdi.

NEDEN ARTIYOR? UZMAN GÖRÜŞLERİ

Otizmdeki bu yükselişin nedenleri konusunda uzmanlar arasında farklı görüşler mevcut.

ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi’nden epidemiyolog Dr. Maureen Durkin, artışın büyük ölçüde farkındalık ve tanı kriterlerindeki değişikliklerden kaynaklandığını savundu.

1980’lerde otizm, yalnızca ağır semptomları olan çocuklarda10’da yayımlanan bir çalışmada Durkin, “Eskiden birçok otizmli birey tanısız kalıyordu. Bugün ise ebeveynler ve doktorlar, otizmin belirtilerini – sosyal iletişim zorlukları, tekrarlayıcı davranışlar – daha iyi tanıyor” dedi.

Durkin, çevresel faktörlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ekledi.

Environmental Health dergisinde yayımlanan bir analiz, hava kirliliği, kimyasal maddelere maruz kalma ve anne karnındaki stres gibi faktörlerin otizm riskini artırabileceğini öne sürdü.

Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden nörolog Prof. Cheryl Dissanayake ise genetik faktörlerin altını çizerek şunları belirtti:

“Son çalışmalar, otizmin %80 oranında genetik temelli olduğunu gösteriyor. Ancak genetik yatkınlık, çevresel tetikleyiciler olmadan kendini göstermeyebilir”

Nature Genetics dergisinde yayımlanan bir araştırma, otizmle ilişkili 7 yeni geni tanımladı ve bu genlerin çevresel stresle etkileşime girerek riski artırabileceğini belirtti.

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ

Uzmanlar, otizmin erken teşhisinin, çocukların gelişimsel potansiyelini artırmada kritik olduğunu vurguladı.

ABD’deki Stanford Üniversitesi’nden çocuk psikiyatristi Dr. Antonio Hardan, “Otizm, 18 ay gibi erken bir yaşta tespit edilebilir. Erken müdahale, dil gelişimi ve sosyal beceriler açısından büyük farklar doğuruyor” dedi.

CDC verilerine göre, otizm tanısı alan çocukların yarısı 36 ay öncesinde değerlendiriliyor, ancak ortalama tanı yaşı hâlâ 4,5 civarında. Bu gecikme, özellikle azınlık gruplarında ve kırsal bölgelerde daha belirgin.

TOPLUMSAL VE EKONOMİK BOYUT

Otizmin artışı, sadece bireyleri ve aileleri değil, toplumları da etkiliyor.

JAMA Pediatrics dergisinde yayımlanan bir çalışma, otizmle ilişkili yıllık sağlık ve eğitim maliyetlerinin ABD’de 268 milyar doları aştığını tahmin ediyor.

Prof. Baron-Cohen, “Bu artış, sağlık sistemleri ve eğitim politikaları için acil bir uyarı. Otizmli bireylerin desteklenmesi, uzun vadede hem bireysel hem de toplumsal fayda sağlar” dedi.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE GELECEK

Uzmanlar, otizmle mücadelede çok yönlü bir yaklaşım önerdi.

Dr. Hardan, “Ebeveyn eğitimi, okul temelli programlar ve erişilebilir sağlık hizmetleri, bu yükü hafifletebilir” derken, Prof. Dissanayake, çevresel risk faktörlerini azaltmaya yönelik politikaların önemine dikkat çekti.

Teknolojinin de rolü büyük; örneğin, yapay zekâ destekli tarama araçları, otizmin erken tespitinde umut vaat etti.

KIRMIZI ALARMI DUYMAK

Her 44 çocuktan birinde otizm görülmesi, bilim insanlarını, doktorları ve toplumları harekete geçmeye zorladı.

Yabancı uzmanların ve araştırmaların ortak mesajı net: Otizm, bir “salgın” değil, ancak farkındalık, erken müdahale ve bilimsel çalışmalarla kontrol altına alınabilecek bir durum. Gözardı edilirse, bu kırmızı alarm, gelecek nesiller için daha büyük bir tehdide dönüşebilir.

Related Posts