Marmara’nın müsilajdan kurtulması için anti-aging

TBMM Müsilaj Araştırma Komisyonu’nda Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Marmara Denizi’nin müsilajdan kurtarılması için önerilerini anlattı. Trakya’nın bir yanda verimli toprakların can çekişmesi, bir yanda sanayi tesisleriyle cazibe merkezi olmasının yarattığı fırsatlar arasında ikilem yaşadığını kaydeden Tecer Ergene’nin atık sularının Marmara’nın 45 metre altına deşarj edildiğini, bu suların ileri biyolojik arıtma tesislerinde arıtılması halinde kirliliğin daha Marmara’ya ulaşmadan yüzde 90-95’ler seviyesinde azaltılmış olacağını dile getirdi.

Milliyet’ten Önder Yılmaz’ın haberine göre Tecer, şöyle devam etti:

“Devletin raporlarına göre, Marmara’ya gelen toplam kirlilik yükünün en az yüzde 65’i Karadeniz kaynaklı. Karadeniz’den yüzde 68’i, Marmara havzasından yüzde 30’u, Ergene havzasından da yüzde 1,1’i geliyor. Sadece arıtarak Marmara’yı deşarj etmek bir çözüm değil. Marmara’yı kirleten, Marmara’ya azot, fosfor yükleyen, kimyasal ve biyolojik olarak ağır yükler getiren yerler, yerleşkeler arasında Ergene’yi en son sıraya yazmalıyız.”

PLAZMA YÖNTEMİ

Marmara’nın kurtuluşu için özel sektör ve üniversite işbirliği ile “soğuk atmosferik plazma” yöntemini geliştirdiklerini açıklayan Tecer, “Yüzen hareketli platformlarla soğuk atmosferik plazma yöntemiyle, ‘reaktif oksijen’ enerjilendirilmiş oksijeni çeşitli derinliklerde uygun dozda vererek Marmara’da müsilajı hem yüzeyde hem derinde ortadan kaldırabileceğiz. Mitokondrilerin ürettiği o reaktif oksijen yok mu hani o vücutta, ‘anti-aging’, oksidantları parçalıyor. Onun gibi düşünün” dedi. Tecer, yüzer platformların altına, “damlama sulama gibi” kurulan sistemin gezdirilerek denizin belli kısmına “oksijen dozlaması” yapılacağını söyledi. 7-8 metre derinlerden alınan müsilajın üç dört saat sonra diğer katı maddelerle birlikte parçalanarak dibe çöktüğünü belirten Tecer, reaktif oksijenin oksitlenme potansiyeli çok yüksek olmasına rağmen insana ve diğer canlılara zararı bulunmadığını söyledi. Tecer, reaktif oksijenin herhangi bir güç kaynağı ile yerinde üretilebileceğini dile getirdi.
 
10 YILDA TEMİZLENİR

Marmara’da yılların kirlilik birikimi olduğunu vurgulayan Tecer, hiç kirletici deşarjı yapılmaması ve ileri biyolojik arıtmanın atıklar için tümüyle devreye alınması halinde Marmara’nın ancak 8-10 yılda kendini toparlayabileceğini söyledi.

MALİYETİ 70-80 MİLYON EURO

Bölgede 3 bin civarında balıkçının faaliyette olduğunu anımsatan Tecer, yüzen platformların balıkçı teknelerine monte edilerek balıkçıların balık yerine “oksijen dozlamasına” çıkabileceğini, böylece maddi kayıplarının da bir kısmını telafi edebileceklerini söyledi.

Tecer, Marmara kıyı şeridi 100 metre içeriye ve 20 metre derinliklere tamamı tarandığında 4 bin platforma ihtiyaç bulunduğunu ve maliyetinin ise 70-80 milyon euro olduğunu belirterek, “Bir arıtma tesisi parası değil, ama müsilajı parçalayacağından şüphemiz yok” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir