Akıllı Saat ve Akıllı Bileklik Karmaşasına Son Veriyoruz: Farkları Neler, Hangisi Alınmalı?

Giyilebilir akıllı saat ve akıllı bileklikler artık neredeyse 10 yıldır hayatımızda yer alıyor. Geçmişte yalnızca sınırlı kabiliyete sahip olan bu cihazlar, bugün kanımızdaki oksijeni dahi takip etmemizi sağlayacak sensörlere sahip.

Giyilebilir cihazlara giriş yapmak isteyen kullanıcıların pek çoğuysa akıllı saatler ve akıllı bileklikler arasında karar kılmakta zorlanıyor. Bu içeriğimizde, her iki ürün grubu arasındaki temel farkları anlatıp hangisini satın almanız gerektiğine dair aydınlatıcı bilgiler sunuyoruz.

Akıllı saat ve akıllı bilek arasındaki temel farklar:

Tasarım:

Akıllı bileklik ve saat arasındaki en temel fark cihazların fiziksel yapısında yatıyor. Akıllı bileklikler, oldukça ince ve kompakt bir yapıya sahip. Akıllı saatler ise oldukça değişken tasarımlara sahip olsa da genel itibarıyla gerçek bir kol saatinin ebatlarını taşıyor.

Tabii bu ebat değişiklikleri ekranda da karşımıza çıkıyor. Bilekliklerde ince ve uzun bir ekran bulunurken akıllı saatler, daha büyük ekrana yer veriyor. Bu da cihaz ekranında gösterilen içeriğin zenginliği arasında büyük bir fark yaratıyor.

Malzeme kalitesi de bu iki ürün arasında büyük fark oluşturuyor. Akıllı bilekliklerin neredeyse hepsi tamamen plastik gövdeye ve kordona sahip. Akıllı saatlerde ise gövde, metal, alüminyum ve hatta titanyum alaşımdan üretilebiliyor. Kordonları da plastik veya yine farklı alaşımlar arasından seçilebiliyor.

Cihazların fiziksel yapısındaki bu fark, tahmin edilebileceği üzere ağırlığa da etki ediyor. Akıllı bileklikler sadece 10 gram gibi hissedilmeyecek bir ağırlığa sahip olabilirken saatlerde bu ağırlık 80 grama kadar ulaşabiliyor.

Kullanım imkânları ve donanım farkları:

Bu karşılaştırmayı ürünleri tek tek anlatarak aktarmakta fayda var. Akıllı bilekliklerden başlayalım. Bileklikler, temel olarak kullanıcıların fiziksel aktivitelerini takip etmelerini sağlamayı hedefliyor. Bu nedenle üzerlerinde sınırlı sayıda sensör bulunuyor, sahip oldukları işlem gücü de akıllı saatlere göre çok daha düşük oluyor.

Akıllı saatler ise akıllı bilekliklerin sahip olduğu tüm özelliklerin üzerine günümüzde artık birer telefon görevi görüyor. Bu cihazlar, fitness takibinin yanı sıra telefonunuzu elinize almadan tüm iletişimi kolunuzdan yapmanızı sağlıyor. Akıllı saatler ile mesajlar yazılabiliyor, çağrılar yapılabiliyor.

Akıllı saatlerin sahip olduğu donanım, sadece bu işler için de kullanılmıyor. Her iki cihaz da, küçük çaplı oyunlara ve fitness takibi uygulamalarına sahip olsa da akıllı saatler, çok faydalı üçüncü taraf uygulamalara da ev sahipliği yapıyor. Cihazlara çok daha kapsamlı uygulamalar geliştiriliyor.

Akıllı saatlerin sahip olduğu teknolojik donanım, akıllı bilekliklere göre çok daha üst düzey durumda. Günümüz giriş-orta segment telefonlardan daha yüksek donanıma sahip akıllı saatler bile mevcut.

Cihazlarda bulunan sensörler de farklılık gösteriyor. Akıllı bileklikler, konumunuzu canlı olarak takip etmenizi sağlayan GPS gibi fonksiyonlar sunmuyor. Akıllı saatler ise GPS’in yanı sıra birden fazla uydu bağlantısı taşıyabiliyor, kaybolduğunuz ve sinyal olmayan anlarda bile geldiğiniz yoldan geri gitmenize imkân tanıyor.

Telefona bağlı bir akıllı bileklik ile sadece sizi kimin aradığını görebiliyor, telefonda çalan müziği yönetebiliyorsunuz.

Kullanım süresi:

Bir diğer donanım farkı ise bataryada ortaya çıkıyor. Fakat bu sefer durum akıllı bileklikler lehinde. Akıllı saatler, güçlü donanım ve daha fazla kullanım senaryosuyla daha fazla güç harcıyor. Cihazların gövdesi de sınırlı büyüklüğe sahip olabileceğinden çok büyük bataryalara ev sahipliği yapamıyor.

Bu durum, akıllı saatlerin aktif kullanımda günlük şarj edilmelerini şart koşabiliyor. Tabii bu süre, üreticiye göre değişebiliyor. Örneğin Huawei, Watch Ultra ile ortalama kullanımda 14 güne yakın batarya süresi sunuyor. Apple Watch Ultra ise 18 saat.

Akıllı bilekliklerde ise durum çok daha farklı. Bu cihazlar 5 kata kadar daha az kapasiteye sahip bataryalar taşısa da, cihazı şarj etmeniz gerektiğini dahi unutturabiliyor. Bunun nedeni, cihazların çok daha az kullanım senaryosuna sahip olması ve daha az aktif olarak kullanılmasında yatıyor. Bu cihazlar, tek şarjla 3 haftayı aşkın kullanım süresi bile sunabiliyor.

İki ürün grubunun ortak kullanımları ise fitness ve hareket takibi, telefona gelen çağrıları yönetmek, alarm kurmak gibi temel saat özellikleri, nabız ve kandaki oksijen seviyesi takibi ve çalan müziği yönetmek gibi senaryolardan oluşuyor.

Tek başına kullanılabilirlik:

Akıllı bileklikler, günlük hayatta tek başlarına çok az kullanıma sahip. Cihazlar sadece spor yaptığınız anlarda faydalı oluyor, saati takip etmenizi, takviminize bakmanızı ve küçük çaplı oyunlar oynamanızı sağlıyor.

Akıllı saatler ise tüm bunların üzerine kendi SIM kartı yuvası, 4G bağlantı desteği ve akıllı bilekliklerde bulamayacağınız daha kapsamlı sağlık uygulamalarına ev sahipliği yapıyor. Yanınızda telefonunuz olmasa da birileriyle mesajlaşabiliyor, birilerini arayabiliyor, internete erişebiliyorsunuz.

Fiyat:

Gövde ve ekran büyüklüğü, malzeme kalitesi, dayanıklılık ve donanım farkları, en büyük farkın fiyatlarda olmasına yol açıyor. Bir akıllı bileklik, 160 TL’den 1700 TL’ye varan fiyat aralığına sahip.

Akıllı saat fiyatları ise sahip olduğu donanım, bağlantı ve sağlık özelliklerine bağlı olacak şekilde 3 bin TL’den 33 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. En popüler akıllı saat serileri Huawei ve Apple’a ait olurken bu iki markanın güncel cihazlarının başlangıç fiyatları sırasıyla 3.500 TL ile 6.899 TL seviyesinde.

Peki, hangisini alalım?

Bu tercih aslında satın alacağınız cihazı hangi amaçla kullanmak istediğinize bağlı. Her iki cihaz da birbirinden çok farklı işleve sahip. Kolunuza bir akıllı cihaz almaya karar vermişseniz, aşağıdaki maddeleri kendinizce değerlendirerek kararınızı verebilirsiniz:

Akıllı saat, çünkü:

  • Daha büyük ekran istiyorum.
  • Daha fazla uygulama ve kullanım senaryosu istiyorum.
  • EKG gibi daha gelişmiş sağlık takibi özellikleri istiyorum.
  • Telefonumdan bağımsız, ayrı bir telefon olarak bile kullanılabilecek bir cihaz istiyorum.
  • E-postalardan mesajlara ve aramalara her şeyi kolumdan yapabilmek istiyorum.
  • Yeni teknolojilere ilgi duyuyorum.
  • Almışken sadece akıllı bileklik görevlerini değil, bambaşka kullanım senaryolarına da sahip bir cihaz almak istiyorum.

Akıllı bileklik, çünkü:

  • Sadece fitness ve hareket takibi yapmak istiyorum.
  • Daha fazla kullanım ömrü istiyor, şarj derdi yaşamak istemiyorum.
  • Kolumdan müzik ve çağrı yönetmenin benim için yeterli olduğunu düşünüyorum.
  • Çok fazla para harcamak istemiyorum.
  • Kolumda ağırlık istemiyorum.
  • Kolumda büyük bir ekran bulunmasına ihtiyaç duymuyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir